Uzaklar II Şimdi Nerede?

Uzaklar'ın Dünya Seyahati

Kitap

Site İçi Arama

Twitter Image
Seyir Defteri

Kara Göründü, 20 Eylül 2012

Yazdır PDF

Elli üç gün sonra kara görünüyor! Pruvamızda Madeira Adası… Kuzey Atlantik Okyanusu’nun binlerce mil derinliğinden fırlamış dev bir su üstü kayalığını andıran adaya doğru ağır ağır yaklaşıyoruz. Yaklaştıkça sarp yamaçları kaplayan yeşil ormanlar belirginleşiyor. Kırmızı kiremitli evlerin arasında çiçekli bahçeler uzanıyor. Neredeyse iki aydır sadece mavi renk görmeye alışmış gözlerimiz, bu renk cümbüşü karşısında kamaşır gibi oluyor. Uzaklar II arkasında 6412 millik köpükten bir iz bırakarak Funchal limanına giriyor.  

 

Rota Akdeniz!, 4 Ekim 2012

Yazdır PDF

Uzaklar II dün yeniden açıldığı Atlantik Okyanusu'nun ıssız sularında seyrini sürdürüyor. Bu sefer hedefimiz Akdeniz! Kısmetse bir hafta içinde Cebelitarık Boğazına ulaşacağız. Yıllar sonra eve dönüş heyecanı ikimizi de sarmış durumda. Dümen suyundan akıp geçen milleri sayarak Akdeniz'in bildik sularına doğru rota tutuyoruz.

 

Nihayet Akdeniz, 15 Ekim 2012

Yazdır PDF

Atlantik Okyanusu’ndaki son günümüzde yoğun bir gemi trafiğinin içine giriyoruz. Görüş mesafemizdeki gemi sayısı hiçbir zaman on taneden aşağıya düşmüyor. Yasin (Ünlüsayın) Kaptanın yolladığı Ais cihazının ekranı ise ayrı bir âlem. Küçük mavi ikonlarla gösterilen gemileri birbirinden ayırt etmek mümkün değil. Hepsi iç içe girmiş, kocaman mavi bir yumak halini almış. Sibel ekranın bu hâlini görünce çok uygun bir benzetme yapıyor: “Aaa, bu ne hâl, sanki arı oğlu gibi…”

 

Bildik Sularda (Mı), 24 Ekim 2012

Yazdır PDF

Akdeniz’e girdikten sonra e-posta yollayan, telefon eden dostlar, hemen hemen aynı sözleri söylüyorlar: “Artık Akdeniz’desiniz, bundan sonrası kolay. Nasıl olsa bildik sular, arka bahçemiz… Hem okyanustan sonra Akdeniz nedir ki!..”  Evet, Akdeniz okyanuslara göre daha küçük, Türkiye’nin de bu denize sahili var. Bahsedilen ‘bildik’lik bunlardan ibaret olsa gerek.

 

Cezayir Sularında, 1 Kasım 2012

Yazdır PDF

İki gün önce Melilla'dan yola çıkan Uzaklar II Cezayir sularında ilerlemeye devam ediyor. Bu sabah balıkçıların suda başıboş yüzen halatlarına takılınca, yelkenleri indirip elimde keskin bir bıçakla suya atlamak zorunda kalıyorum. Sabah gün ağardığında peşimizdeki oltanın kopup gittiğini fark etmiştik. Muhtemelen bir köpekbalığının işi... Sibel akşam yemeği için lahana dolması sarıyor.

 

Türk Olmanın Ayrıcalığı, 9 Kasım 2012

Yazdır PDF

Melilla’da kiminle konuşsak söz birliği etmiş gibi aynı şeyleri söylüyordu: “Cezayir mi, aman ha!... Sakın gitmeyin, başınız derde girer...” İnternet üzerinden yaptığımız kısa bir araştırma bu sözleri doğrular nitelikteydi. Jimmy Cornell’in sitesinde bu ülkede görevli bir (adı verilmemiş) konsolosun Cezayir’e uğramaya niyetli yatçılara tavsiyesi yer alıyordu. “Tutuklanmak istemiyorsanız buraya gelmeyin, vizeniz olsa bile!..”

 

Magrip Sahillerinde, 17 Kasım 2012

Yazdır PDF

Uzaklar II Kuzey Afrika sahilleri boyunca doğuya doğru yoluna devam ediyor. Kıyıya fazla yaklaşmamaya çalışarak, 3-4 mil açıktan seyrediyoruz. Yolumuza sık sık  balıkçı tekneleri, parekete şamandıraları ve ucu bucağı belirsiz çöp tarlaları çıkıyor.  Balıkçıları elle selamlıyor, plastik şişeler ve siyah naylon parçalarıyla kaplı olduğu için yüzünü bir türlü göremediğimiz denizin üzerinde ilerlemeyi sürdürüyoruz.

 

İyon Denizinde, 21 Kasım 2012

Yazdır PDF

Uzaklar II Bizerte'den ayrıldıktan iki gün sonra sabahın ilk ışıklarıyla, Sicilya'nın güneydoğu ucundaki küçük limana giriyor. Marina di Ragusa... 36 derece 46.8 dakika Kuzey, 014 derece 32.7 dakika Doğu koordinatlarındaki marinanın mendirekleri arasından geçerken, denizci dostlarımız Aylin ve Goran Clarmo'nun el sallayarak Uzaklar'ı ve mürettebatını selamladığını görüyoruz.

 

Yarın İnşallah Marmaris, 28 Kasım 2012

Yazdır PDF

Korent Kanalı'na bir Türk gemisinin (Mine-S) arkasından giriyoruz. Mine-S 6.5 metrelik derin su çekimi nedeniyle çok yavaş hareket ediyor. Hızı 1 mili bile bulmayan geminin peşinde, onun süratine ayak uydurmaya çalışarak, sürünür gibi ilerliyoruz. 3 mil uzunluğundaki kanalı geçmemiz 2 saatten fazla sürüyor.

 

Ve Nihayet Türkiye, 10 Aralık 2012

Yazdır PDF

Yıldız ve Keçi adaları arasındaki boğazdan geçerken pruvamızda Marmaris’in o yıllardır yüzüne hasret kaldığımız silueti şekilleniyor. Ulu dağların eteklerinden denize kadar inen çam ağaçları, ağaçların bittiği yerde beyaz evlerden oluşmuş beyaz bir kasaba, çırpınan suların yaladığı uzun bir kordon, kordon boyunca demirli tekneler, teknelerin göğe yükselen direkleri…

 


Sayfa 20 - 22

Sponsorlar