Doldrumlarda, 11 Kasım 2009

Yazdır

İki gündür Doldrumlardayız. Rüzgâr kararsız, kah esiyor, kah saatlerce kalıp bizi bekletiyor. Etrafımız bulutlarla çevrili. Yüksek bulutlar, orta bulutlar, alçak bulutlar… Hepsi bir arada… İki gündür güneşin yüzüne hasret kaldık. Deniz ve gök soluk gri renkte…

Sıralar halinde dizilmiş cümülüs bulutları altlarından geçen Uzaklar'a yağmur ve boralarını gönderiyor. Dev kuleler şeklinde gökyüzüne uzanan cümülo nimbusların içinde çakan şimşeklerin tehditkâr ışığını görüyoruz.

Geceleri fırtına bulutlarını gözle görmek olanaksız. Ancak üstümüze çullandıklarında haberimiz oluyor. Enerji sarf etmemek için radarı pek çalıştırmayız. Ama dün gece açtık. Bulutların gelişini radarın ekranında çok net belli oluyordu. Üzerimiz gelmelerine birkaç mil kala yelkenleri indiriyoruz. Geçince yelkenler tekrar basılıyor.

Bu sabah rüzgâr kıble lodosa dirise edip en istemeyeceğimiz yönden, tam kafadan esmeye başladı. Voltalarla ilerlemeye başladık. Yelkenlere yardımcı olması için, dört saat de motoru çalıştırdık. Neyse ki rüzgâr biraz önce güneye döndü. Şimdi 250 dereceye gidebiliyoruz. Asıl pusula rotamız 215 derece, ama buna da şükür. Sabah 300 derecelere, neredeyse geriye doğru gidiyorduk.

Ekmeğimiz bitmişti, Sibel öğlen hamur mayaladı. Tencere şimdi ısınmış motorun üzerinde. Hamur burada iyi kabarıyor. Bugün oltayı atmak içimizden gelmedi. Akşama mercimek yemeği var. Yanında da fırından taze çıkmış tekne ekmeği…

Saat 19.00 Gmt'de mevkiimiz:  04 derece 16 dakika Kuzey, 028 derece 20 dakika Batı.